Azerbaycan'ın önde gelen şairi, ülkede yerinden edilenlere ve mültecilere ithafen duygu yüklü yeni bir dize kaleme aldı

Basın Bülteni: Nigar Hasan-Zadeh, yaşayan en önemli Azeri şairlerden biri. Azerbaycan'ın şiirsel mirası bakımından usta işi niteliğe sahip eserleri, kökleri tasavvufa dayalı memleketinin sembollerle anlatımını yansıtıyor. Kitapları büyük kitlelere erişecek düzeyde basılıp tercüme edilmiş olan Nigar, bugün Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen Soz Edebi Projesi'nin direktörü görevini üstlenirken aynı zamanda Azerbaycan Yazarlar Birliği ile 1939 yılından bu yana edebiyat aracılığıyla ifade özgürlüğünün destekçisi olan Uluslararası PEN Kulübü'nün de bir üyesidir. 

Nigar, 20 Haziran BM Dünya Mülteci Günü vesilesiyle şiir yeteneğinden yararlanarak Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık-Karabağ sorununun halen mağdurları durumunda bulunan bir milyon Azeri mülteci ile yerinden edilen insanların yaşadığı insanlık dramına dikkat çekti. Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20'sinin hukuka aykırı şekilde işgal altında tutulması nedeniyle Azerbaycan'da iki nesil, ülkenin dört bir yanına dağılmış kamplarda büyüdü. Dağlık-Karabağ bölgesinin, Natavan ve Molla Panah Vagif dahil olmak üzere Azerbaycan'ın en büyük şairlerinden bazılarına ev sahipliği yapması nedeniyle bu durum, sanat için bilhassa trajedi niteliğinde.

Birleşik Krallık'ın en eski dergisi The London Magazine eski yazı işleri müdürü ve The London Miscellany adlı derginin genel yayın müdürü Christopher Arkell'in tercüme ettiği şiir, Azerbaycan başta olmak üzere dünyadaki tüm mültecilere aynı oranda hitap ediyor. Dünyada bu alanda en yüksek orana sahip Azerbaycan'da nüfusun yüzde 10'u, ya mülteci haline gelmiş ya da yerinden edilmiş durumda:

 

Milyonlarca parçalanmış ruhun inlediği dünya bu,

Kanlı, tıraşsız yüzler dünyası bu,

Sessiz kuşların dolandığı

Bu dünyanın ötesinde, kör cellatların dünyası,

Keskin kılıçların deryası

 

Ağlayan mumların, uykusuz gecelerin diyarı

Çürümüş mezarların olmadığı kabristanlıkların dünyası,

Kaybolan umutların, sayısız anasız çocuğun ve çocukların çıplak gezdiği alemlerin hası

Kara cahillere hükümdar olunan bir dünya burası

 

Cüruf olmuş ocakların duvarların dünyası!

Gözyaşlarının sel olduğu bir dünya

Şimşek gibi damarların dünyası

 

Yansıması, aynası olmayan

kör tüccarın.

 

Saflar sıklaştı, delicesine küçüldü dünya

İçindeki hayat da, dünyanın duymazlıktan geldikleri için de.

 

Burası, başkalarına alt tarafı fare görünen farelerin dünyası,

Olmadan okyanuslar batar gemiler,

Haritalardan silinir ülkeler,

 

Solgun bir sesle çöllerde dolaşıp edilen dualar, iman grilikte kaybolur gözden

Bütün ağız, toz toprak

Burası erkeklerin, kadınların bir başlarına oldukları dünya!

 

Dünya bir mülteci,

Mukimine rahat vermeyen yabancısı bir evin,

Yalvarıyor mülteci dünyası, ekmek ve su için

Burası, yoksulluk dünyası!

 

Ama sen! Bu dünyada varsın, hayattasın ve milyonlarca ceset arasından sıyrılmışsın, varsın işte !

İpuçlarına dokunmayı bekleyen şafağın son ışığında, benim dünyevi öç ve fazilet dolu dünyam

 

Evet! Sen varsın, benim dünyam, benim insanoğlum.

Önemli sayfalar