Caz sanatçısı Isfar Sarabski, Reims'te ortalığı kasıp kavurdu

Basın Bülteni: Yapımcılığını Jazzus Productions'ın üstlendiği ve bu sene üçüncüsü gerçekleştirilen Reims Sunnyside Caz Festivali, dünyanın önde gelen caz müzisyenleri için Fransa'nın en önemli vitrinlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor. "Farklı özgün müzik türlerini halka tanıtma" ve "caz, canlı bir müziktir" iddiasını kanıtlama arzusuyla yola çıkılan festivalde, farklı özgün caz türleri ile pek çok kişinin "caz" kapsamına girdiğini düşündüğü müzik türleri arasındaki sınırlar zorlanıyor. Bu durum, 450 caz müzikseverin huzurunda sahne alan çığır açıcı nitelikteki iki müzisyenin yer aldığı ve 5 Kasım akşamı gerçekleştirilen konserde kendini iyice belli etti. Sahneye önce Avrupa Azerbaycan Topluluğu (TEAS) Paris şubesinin desteğiyle katıldığı 2009 Montreux Caz Festivali'nde Solo Piyano Ödülü'nü kazanan Azeri piyanist & besteci Isfar Sarabski çıktı. Kendisi, memleketinin muğam müziği ve klasiklerden esintilerle caz ve funk müziklerini kusursuzca harmanlıyor.

28 yaşında olan Isfar, sırtı seyirciye dönük bir şekilde siyahlara bürünmüş sahnede çarpıcı solo performanslara imza atıp piyano taburesinden her bir eseri dinleyicilere İngilizce olarak tanıtırken bütün gözler, kendisinin maharetli parmakları ve geniş oktavlı ellerindeydi.  Jazzus Productions yöneticilerinden ve Sunnyside Festivali'nin kurucularından Gilles Gautier, konuyla ilgili olarak "üç yıldır üst üste TEAS'ın desteği sayesinde Azerbaycan'dan uluslararası standartlarda yeni bir sanatçıyı keşfetme imkanına sahip oluyoruz" şeklinde konuştu.

Isfar'ın eserlerine aşina olanlar için konserde, son yıllarda karanlık kulüplerden çıkarıp gün yüzüne çıkardığı ve çok ilginç kulvarlardan yola çıkarak oluşturduğu eserlerin yer aldığı söylenebilir. Konserde ilk olarak klasik ve caz müziğin karışımı olan Üçüncü Akım'ı benimseyebileceğini gösteren ve performans boyunca melodiye vurgu yapılan bir ustalık rapsodisi, konseri dikkatle takip eden dinleyicilerin beğenisine sunuldu. Konser, şu an Ermeni işgali altında bulunan Azerbaycan'ın Dağlık-Karabağ bölgesinde doğmuş muğam müziğinin armonilerini alıp 1960 ve 1970'li yıllarda caz ile harmanlayan caz-muğam müziğinin babası Vagif Mustafazdeh'in March adlı esere yönelik zarif yorumuyla başladı.  Bütün dinleyiciler, Isfar'ın yumuşak ve akıcı yaklaşımı ile icra kabiliyeti karşısında kendisine hayran kaldı.

Ardından, bir bölümünde melodik özelliklerle dolu olup ardından dinleyicileri coşturan müthiş sürükleyici tonların yer aldığı Isfar'ın en çok bilinen bestesi G-Man ile program devam etti. Daha sonra en çok rahmetli Chet Baker'ın yorumuyla bilinen ve Isfar üzerinde büyük etkisi olan piyano ustası Keith Jarrett'ın unutulmaz şekilde kaydını yaptığı caz baladı Blame It On My Youth adlı eserin kalpleri durduran ve zengin dokulara sahip performansı sahnedeydi. Programda son olarak, sadece üç hafta önce bestelenmiş olan Isfar'ın Planet adlı eserine yer verildi. Bu eserde, evrenin güzelliklerini temsil etme adına sol eliyle tekrarlanan hareketler kreşendo ile bir araya geldi.

Isfar, geçtiğimiz günlerde kendisiyle yapılan röportajda ise şu yorumlarda bulundu: "Azeri caz müziği, her yıl gelişmeye devam ediyor. Ülkemizde düzenlenen uluslararası yarışmalar, festivaller ve dünyaca ünlü caz müzisyenlerinin konserleri bunun bir kanıtı. Caz, kültürümüzde her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Azerbaycan, zamanında "Sovyetler Birliği'nin Caz Başkenti" unvanına sahipti.

Stüdyoda çalışarak uzun günler geçiriyorum. Genelde yeni bir şeyler bulmaya çalışarak farklı türlerde çalıyorum. Yeteneğiniz varsa bunu geliştirmek ve en iyisi olmak için çok çalışmalısınız."

Isfar, bugüne kadar Londra'daki Royal Albert Hall ve Ronnie Scott Caz Kulübü, Berlin'deki Asphalt Caz Kulübü ve Paris'teki Le Duc des Lombards gibi dünyanın önde gelen konser salonları ve caz mekanlarında sahne aldı. Kendisi, aynı zamanda Quincy Jones, Elvis Costello, Macy Gray ve Long John Hunter gibi isimlerle sahneyi paylaştığı ve Amerika Caz Vakfı tarafından New York'taki efsanevi Apollo Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen Harlem'de Harika Bir Gece adlı yardım konserinde de yer aldı. Sanatçı, son olarak Tunuslu ud sanatçısı Dhafer Youssef'in öncülüğündeki bir etnik-caz grubu ile birlikte Avrupa turuna çıktı.

Ardından sahne alan İsrailli basçı/şarkıcı/besteci Avishai Cohen, kendisini sahneye davet ederek piyanist Omri Mora ve baterist Noam David ile birlikte Arap-Endülüs ve Latin müzikleri dahil olmak üzere pek çok müzik türünü büyüleyici bir etkiyle sahneye koyarken konser, üç bis ile sona erdi.

Dinleyiciler, unutulmaz bir gece geçirirken caz müziğin ruhunun halen yerinde olduğu, Reims'te yaratıcılıklarının sınırlarını herkese gösteren iki büyük, çağdaş ve yenilikçi müzisyen sayesinde ispatlanmış oldu.

Önemli sayfalar