Hocalı'dan bu yana 25 yıl geçti: Tarafsızlığın merkezinde geçmişi hatırlatan müzikli bir anma töreni

Basın Bülteni: Şubat ayı, baharın habercisi olsa da Azerbaycan'da üzüntüyle anılan bir ay. Bu üzüntü, dünya genelinde insan hayatına değer veren ve uluslararası hukukun üstünlüğünü tanıyan herkes tarafından paylaşılıyor. Zira, 25-26 Şubat 1992 gecesi Hocalı kentinde, işgalci Ermeni silahlı kuvvetleri tarihin en büyük vahşetine neden oldu. 24 saatlik bir süre zarfında 106'sı kadın, 63'ü çocuk ve 70'i yaşlı olmak üzere toplam 613 sivil öldürüldü.

22 Şubat gecesi düzenlenen anma etkinliği, baş döndürücü güzellikteki Bern Alpleri'nin ortasında, 150 yıllık Bellevue Sarayı'nda gerçekleştirildi. Hocalı İçin Adalet kampanyası çerçevesinde gerçekleştirilen etkinlikte, 26 Şubat 1992 tarihinde Hocalı Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı. Bellevue Sarayı, İsviçre hükümetinin resmi konuk evi olarak siyasetçilerin, diplomatların ve ünlü isimlerin konaklamayı tercih ettikleri bir mekan.

Azeri müziği ile dolu geçmişi hatırlatan, duygu yüklü geceye, Dağlık-Karabağ bölgesinin Hocalı kenti ile var olan ayrılmaz bağ ve kaybetme duygusu hakimdi. Muğam müziğinin mikrotonları ile batı klasik müziğini bir araya getiren Azerbaycan'ın en büyük klasik müzik bestecilerinin pek çoğu, ya Dağlık-Karabağ'da doğmuş ya da bu bölge aile bağları olan kişilerden oluşuyor. Örneğin Fikret Amirov'un babası, Dağlık-Karabağ'ın Şuşa kentinde doğmuş bir hanendeydi (muğam sanatçısı). Rhein-Quartett adlı oda korosunun çaldığı Amirov'a ait Elegie adlı duygusal eserde bunu görmek mümkün.

Seksenli yaşlarında olan Azeri besteci Khayyam Mirzazade, Gara Garayev'in himayesinde çalışmalarını sürdürdüğü Azerbaycan Devlet Konservatuarı'ndan 1957 yılında mezun oldu ve sonrasında eğitmen olarak görev yapmaya devam etti. 1969-1983 yılları arasında Azerbaycan Devlet Konservatuarı'nda beste dalında yöneticilik yaptı. Bern'de sahneye konulan eser, Berzeni adlı hüzün dolu halk türküsünün tasvir etttiği ortama yaraşır nitelikteydi.

Kendisi de Birinci Dünya Savaşı'nın mağduru olan Enrique Granados, benzersiz bir stili olan İspanyol piyanist ve klasik müzik bestecisi. 1890 yılında bestelenen Orientale, kendisinin İspanyol danslarından (Danzas Españolas) oluşan 12 eserden biri olup oldukça görkemli ve geçmişi hatırlatan niteliklere sahip.

Konser, Afrasiyab Badalbeyli'nin Azad Bir Kuştum adlı duygusal eseriyle devam etti.

Konsere son nokta ise o kara gecenin dehşetini yansıtan Pierre Thilloy'un Hocalı 613 adlı senfonik şiiri ile konuldu. Eseri sahnelemek üzere Azeri keman sanatçısı Nazrin Rashidova, Letonyalı klarnetçi Anna Gagane ve oda müziği korosu Rhein-Quartett eşliğinde marş sesleri, çığlıklar, makineli tüfek sesleri ve halk müziği motiflerini yıkıcı bir etkiyle zihinlere kazıyan keman, klarnet ve yaylı çalgılar dörtlüsünden yararlanıldı. Ayrıca dinleyicilerin tamamına, bu muhteşem çağdaş eserin bir CD'si hediye edildi.

Azerbaycan'ın İsviçre Konfederasyonu ve Lihtenştayn Prensliği Büyükelçisi Sayın Akram Zeynalli, Haydar Aliyev Vakfı Başkan Yardımcısı Sayın Leyla Aliyeva'nın başlattığı Hocalı İçin Adalet kampanyası hakkında dinleyicilere bilgiler verdi. Kısmen bu kampanya sayesinde dünya genelinde pek çok parlamento, Hocalı katliamını bir savaş suçu olarak tanırken Büyükelçi, İsviçreli milletvekillerini de aynısını yapmaya davet etti ve şunları söyledi: "Her yıl Şubat ayında Hocalı katliamı, adaletin galip gelmesi ve sorumluların hakim karşısına çıkartılıp bu topraklara barış gelmesi gerektiğini hatırlatıyor."

100'ü aşkın siyasetçi, VIP ve basın mensubuna hitaben bir konuşma yapan TEAS Strasbourg şubesi direktörü Eliza Pieter ise konuyu şöyle açıkladı: "Bu geceki etkinliği, insanların da insanlıktan çıkabileceğini ve oradan oraya savrulan siviller başta olmak üzere savaşın korkunç sonuçlar doğurduğunu hatırlamamıza yardımcı olmak üzere düzenliyoruz. Aynı zamanda bu etkinlikle birlikte, Hocalı ve diğer coğrafyalarda yaşanan katliamlardan kimlerin sorumlu olduğunun herkesçe bilindiğine dikkat çekmiş oluyoruz. Bizler de bu insanları adaletin karşısına çıkarmak için kampanyayı daha ileri bir noktaya taşımaya çalışıyoruz."

Hocalı 613 adlı eser, müzisyenler tarafından çalınmadan önce eserin Fransız bestecisi Pierre Thilloy da sahneye gelerek şunları söyledi: "Ben bir siyaset adamı değilim. Diplomat değilim. Kelimelerle ifade edilemeyenleri müzik aracılığıyla ifade etmeye çalışıyorum. Umarım bir gün barış gelir. Bu eseri yazarken o kara 26 Şubat 1992 gecesi Hocalı üzerinde uçan bir kuşu gibi hissettim kendimi ve müzikle o feci geceyi tekrar yaşadım.

Adalet, Ermenistan'ın işgal güçlerini derhal geri çekmesi yönünde çağrı yapan dört BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasını gerektirir. Adalet, Ermenistan'ın BM Güvenlik Konseyi kararlarına karşı geldiği ve komşu bir ülkenin topraklarını işgal ettiği için yaptırıma maruz kalmasını gerektirir."

Önemli sayfalar