Hocalı'dan bu yana geçen 25 yıl: Geçmişi hatırlatan, müzikli bir anma töreni

Basın Bülteni: Azerilerin aileleriyle birlikte olabildiği en sevdikleri tatil olan Nevruz arifesine denk gelmesine rağmen Şubat ayı, Azerbaycan ve dünyanın dört bir yanında hukukun üstünlüğünü savunan ve insan hayatının kutsallığına inananlar için hüzün dolu bir ay. Zira, 25 yıl önce tam da bu ay, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık-Karabağ sorununun en vahşet dolu günü yaşandı. Hocalı Katliamı'nda 613 sivil hayatını kaybetmişti. Ölenler arasında 106 kadın, 63 çocuk ve 70 yaşlı insan yer alıyordu.

Covent Garden'da bulunan, Inigo Jones imzalı St. Paul Kilisesi'nin (Sanatçılar Kilisesi olarak da bilinir) 17. yüzyıldan kalma neo-klasik atmosferinde 24 Şubat gecesi Hocalı İçin Adalet kampanyası çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, 26 Şubat 1992 tarihinde Hocalı Katliamı'nda hayatını kaybedenler anıldı. Yaşamlarını Londra'da sürdüren pek çok milletten 300 kadar müzik meraklısının katılım gösterdiği etkinlik, Londra ve Güney-Doğu (BARB, 16-22 Ocak 2017) kesiminde ortalama 265,000 izleyici kitlesine sahip London Live TV tarafından da yayınlandı. Konserde, yaşamlarını Londra'da sürdüren ünlü Azeri klasik müzisyenlerinden bazıları ile ses sanatçıları da yer aldı.

Azeri müziği ile dolu geçmişi hatırlatan, duygu yüklü geceye, Dağlık-Karabağ bölgesinin Hocalı kenti ile var olan ayrılmaz bağ ve sevdiklerini kaybetme duygusu hakimdi. Muğam müziğinin mikrotonları ile batı klasik müziğini bir araya getiren Azerbaycan'ın en büyük klasik müzik bestecilerinin çoğu, ya Dağlık-Karabağ'da doğmuş ya da bu bölge aile bağları olan kişilerden oluşuyor. Örneğin Fikret Amirov'un babası, Dağlık-Karabağ'ın Şuşa kentinde doğmuş bir hanendeydi (muğam sanatçısı) ve piyanist Günel Mirzayeva'nın çaldığı Miniatures adlı çalışmanın beş eserinde dinleyiciler kendisini tanıma imkanına sahip oldu.

Soprano Seljan Nasibli ise Amirov'un 1953 tarihli opera başyapıtı Sevil'den Sevil's Lament adlı eseri coşkulu bir şekilde yorumlarken akıllardan çıkmayan sesi de, pür dikkat kesilip sessizliğe bürünen seyircilerin tüylerini diken diken etti.

Hem piyanist Ayyan Salahova hem de çello sanatçısı Jamal Aliyev, Chopin ve Rachmaninoff'un sevilen ve derin düşüncelere daldıran eserlerini çalarken konser, Pierre Thilloy'un o korku dolu gecede yaşanan dehşeti yansıttığı Hocalı 613 adlı senfonik şiiri ile sona erdi. Marş, çığlık ve makineli tüfek seslerini çağrıştırmak için keman, klarnet ve yaylı çalgı dörtlüsünün gücünden yararlanılırken Azeri keman sanatçısı Nazrin Rashidova, Letonyalı klarnet sanatçısı Anne Gagane ve Fransız oda müziği grubu Quatuor Chagall eşliğinde halk müziği motifleri yıkıcı bir etki yaratılarak gözler önüne serildi.

Gecenin unutulmaz anı ise keman solosu sırasında tarihi kilise çanının çalınması oldu. Bir an için çan sesi, ölümün habercisi gibiydi. Müziğin hızı yavaş yavaş azalırken klarnet sanatçısı Anna, kilisenin arkasında belirerek dinleyicilere hem dokunaklı hem de büyüleyici bir işitsel deneyim yaşattı. Ardından tüm dinleyicilere, bu muhteşem modern eserin bir CD'si hediye edildi.

TEAS Direktörü Lionel Zetter ise etkinlikle ilgili olarak şu yorumda bulundu: "Bu gece düzenlediğimiz etkinliğin amacı, insanların da insanlıktan çıkabileceğini ve hayatları dört bir yana savrulan siviller başta olmak üzere savaşın korkunç sonuçlar doğurduğunu hatırlamamıza yardımcı olmak. Ayrıca, Hocalı katliamının ve bölgede yaşanan diğer katliamların faillerinin herkes tarafından bilindiğine de dikkat çekmek istiyoruz.

Adalet, Ermenistan'ın işgalci kuvvetlerini geri çekmesini emreden dört BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasını gerektirir. Adalet, bu kararlara karşı çıktığı ve komşu olduğu ülkeyi işgal ettiği için Ermenistan'a yaptırım uygulanmasını gerektirir.

İnanın bana, hanımefendiler ve beyefendiler. Hocalı'da adalet yerini bulacak. Ya bu ya da öbür dünyada."

Ermenistan, Dağlık-Karabağ ve çevresindeki yedi bölgeyi halen işgal etmeye devam ediyor. Azerbaycan topraklarının bugün itibariyle yüzde 20'si işgal altında yer alırken yaklaşık bir milyon mülteci ve yerinden edilmiş insan, Azerbaycan'ın dört bir yanına dağılmış durumda bulunuyor. Gece, Hocalı’da hayatını kaybedenlere ve tek istekleri memleketlerine dönmek olan Azerilere ithaf edilerek sona erdi.

Önemli sayfalar