Ne kalplerden silindi, ne de hafızalardan: Brüksel'de, yerlerinden edilen Azerilerin dramına dikkat çekildi

Basın Bülteni: Son dört yıldır dünya turu yapan ve ünlü Alman fotoğrafçı Philipp Rathmer'in eserlerini vitrine çıkaran Five Roads Back Home (Eve Dönen Beş Yol) adlı sergi, nihayet 22 Şubat'ta Brüksel'e de uğradı. Fotoğraflar, otuz yılı aşkın bir süredir Brüksel'in en önde gelen sanat merkezlerinden biri olan büyüleyici Grand Place yakınlarındaki yeni sanat anlayışına sahip Sanat Tema Galerisi'nde görücüye çıktı. Fotoğraflarda, sayıları yaklaşık bir milyonu bulan yerinden edilmiş Azeri vatandaşları ve mültecilerden bir kesit sunuluyor. Bu insanlar, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık-Karabağ sorununun halen mağdurları durumunda. Bu etkileyici ve duygu yüklü fotoğraflar, karanlık bir zemin üzerinde yakın çekimlerle birlikte mağdurların yüzlerine odaklanıyor.

Sergi, 26 Şubat gecesi gerçekleşen ve 613 Azeri sivilin hayatına mal olan Hocalı Katliamı'nın 25. yıl dönümünü anmak üzere düzenleniyor. Söz konusu katliam, Ermenistan ile Azerbaycan arasında çözüme kavuşturulamayan savaş sonucunda tek bir günde görülen en büyük vahşet olarak tarihe geçmişti.

TEAS Benelüks Direktörü Marc Verwilghen etkinlikte şunları söyledi: "Uluslararası Ceza Hukuku alanında uzman bir avukattan tavsiye istedim. Kendisi, Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) dahi sorumlular aleyhinde açılacak davadan olumlu sonuç elde etmenin mümkün olduğunu ifade etti. 

Mülteciler ve yerinden edilmiş insanlar, halen Azerbaycan'ın dört bir yanına dağılmış kamplarda yaşıyor. 9,7 milyonluk nüfusa sahip Azerbaycan, kişi başına yerinden edilmiş insan sayısının en yüksek olduğu ülkelerden biri haline gelmiş durumda.

Bu insanlar, sesini duyuramıyor ve Dağlık-Karabağ ile çevresindeki yedi bölgenin Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından hukuka aykırı şekilde işgali ve BM Güvenlik Kurulu'nun dört kararı ile AGİT Minsk Grubu'nun 23 yıldır sürdürdüğü müzakereleri görmezden gelmesi nedeniyle memleketlerine dönemiyor. Bütün bunlara rağmen, halen bir ilerleme kaydedilmiş değil!"

Sayın Rathmer ise kendi yöntemlerinden bahsetti: "Dağlık-Karabağ, dünyanın unutulmaya yüz tutmuş sorunlarından biri. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışma, binlerce kişinin hayatını kaybettiği 1992 yılında bir savaşa dönüştü. 25 yıl geçmiş olmasına rağmen çatışmalar hala bitmiş değil. Ateşkes ilan edilmesi, kırılgan bir barış ortamı olduğunu gösteriyor. Yerinden edilen bu insanlar, halen savaşın sonuçlarına katlanıyor. 2012 yılında, çözüme kavuşturulamayan bu savaşın bazı mağdurlarını kamplarda ziyaret etmiştim. Bana başlarından geçenleri, umutlarını ve korkularını çok samimi bir şekilde, hatta bazıları konuşmaktan çekinmesine rağmen anlatmıştı.

Bu fotoğraflar, savaştan kaçıp evlerini terk etmek durumunda kalan bir insan grubunun hikayesini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda dünya genelinde gördüğümüz savaşlar sonucunda yerlerinden edilmiş insanları temsil ediyor. Bu insanların tek bir istekleri var: O da işgal altındaki bölgelere doğru giden (Eve Giden Beş Yoldan birine) beş yoldan birinden memleketlerine dönebilmek.”

Azerbaycan'ın AB, Belçika ve Lüksemburg Büyükelçisi Sayın Fuad Isgandarov da geçmişi hatırlattı: "Bugün, Hocalı katliamının 25. yıl dönümünü anıyoruz. Tüm Azeriler adına pek çok şeyi değiştirmiş bir trajediden bahsediyoruz. Bu vahşetin faillerinin, herkesçe biliniyor olmasını ve halen ceza almamış olmalarını bir kez daha tekrarlamaktan hicap duyuyorum. Biz, Dağlık-Karabağ sorununa barışçıl bir çözüm bulunabileceğine inanıyoruz. Ancak, halen Ermenistan tarafından gelecek net bir sözün hasretini çekiyoruz.

TEAS Benelüks şubesinin, bütün Avrupalıların 25 yıl önce Hocalı'da yaşananlardan haberdar olması gerektiği Brüksel gibi Avrupa'nın merkezinde yer alan bir şehirde bu benzersiz sergiyi düzenliyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyorum. Ayrıca, eskiden Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi bölgede yaşayan tüm Azeri mülteci ve yerinden edilmiş kişilerin yakında, fotoğraf sanatçısı Philipp Rathmer'in eserinde değindiği beş yoldan birini kullanarak evlerine dönmelerini umut ediyorum."

Gece, işgal altında bulunan Karabağ bölgesine has muğam müziğinin mikro tonlarını batı klasik müziği ile birleştiren, Azerbaycan'ın önde gelen bestecilerinden Fikret Amirov'un torunu piyanist, besteci ve şarkıcı-şarkı yazarı Nezrin Efendiyeva'nın konseriyle tamamlandı. Kendisi, aynı zamanda 1915 yılına ait Seyfal mulk adlı operayı bestelemiş olan Dağlık Karabağ'ın kültür merkezi Şuşa doğumlu bir hanende (muğam şarkıcısı) ve tar sanatçısı olan Mashadi Jamil Amirov'un da torunu oluyor.

 

23-28 Şubat 2017

Saat: 11.00 - 18.30

Eve Dönen Beş Yol

The Art Thema Gallery

51 Rue de la Madeleine

1000 Brüksel

Belçika

Önemli sayfalar